Çankaya Anksiyete Psikolog

Dide Psikoloji

Stres, endişe ve anksiyete gibi duygusal zorluklarla baş etmek herkes için zor olabilir. Çankaya’da Dide Psikoloji olarak, anksiyeteyle mücadele konusunda size profesyonel destek sunuyoruz. Uzman ve deneyimli psikologlarımızla, sıcak ve güvenli bir ortamda kendinizi ifade etmenize ve içsel huzura kavuşmanıza yardımcı oluyoruz.

Neden Biz?

  1. Alanında Uzman Psikologlar: Kliniğimizde görev yapan uzman psikologlarımız, anksiyete, panik atak, sosyal fobi ve diğer duygusal zorluklar konusunda uzmanlaşmışlardır. Size özel bir tedavi planı oluşturarak size en uygun yaklaşımı sunarlar.

  2. Bireysel ve Kişiselleştirilmiş Yaklaşım: Her birey farklıdır ve ihtiyaçları farklıdır. Biz, size özel bir tedavi planı oluşturarak anksiyetenizle baş etmenize yardımcı oluruz. Kişiselleştirilmiş tedavi ve terapi seansları ile sizin için en etkili olanı buluruz.

  3. Empati ve Destek: Kliniğimizde size karşı empatik bir yaklaşım benimseriz. Sizinle birlikte duygusal zorluklarınıza çözüm bulmak için bir ekip olarak çalışırız. Her adımda yanınızdayız.

  4. Gizlilik ve Güvenlik: Danışmanlık seanslarımız tamamen gizli tutulur. Size güvenli bir ortam sunarak, içsel sorunlarınıza odaklanmanızı sağlarız.

Nasıl Başlayabilirsiniz?

Anksiyete probleminizle baş etmek için ilk adımı atmak için bize ulaşın. Uzman psikologlarımızla yapacağınız ilk görüşme, ihtiyaçlarınızı değerlendirmemize ve size uygun bir tedavi planı oluşturmamıza yardımcı olacaktır. Sizinle birlikte daha sağlıklı bir geleceğe adım atmak için buradayız.

İletişim kurmak ve randevu almak için bizi şimdi arayın veya web sitemizi ziyaret edin. Anksiyeteyle baş etmenize yardımcı olmak için buradayız.

Anksiyete

Anksiyete, normalde bir kişinin günlük yaşamında karşılaştığı stres ve endişe hislerinin ötesinde, aşırı ve sürekli bir şekilde yaşanması durumunu ifade eder. Anksiyete, kişinin gelecek hakkında aşırı endişe duyması, belirli durumlar veya nesneler karşısında korku hissetmesi, sürekli bir gerilim durumu içinde olması gibi belirtilerle kendini gösterir. Anksiyete bozuklukları, bireyin günlük işlevselliğini, ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir.

Anksiyete, bir tehdit veya tehlike durumuyla karşılaşıldığında ortaya çıkan normal bir tepki olarak kabul edilir. Ancak, anksiyete bozuklukları durumun ciddiye alındığı, kontrol edilemeyen ve sürekli olarak devam eden durumları ifade eder.

Anksiyete bozukluklarının altında yatan nedenler karmaşık olabilir ve genellikle genetik, biyolojik, çevresel ve psikososyal faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Tedavi seçenekleri arasında psikoterapi (konuşma terapisi), ilaç tedavisi (antidepresanlar, anksiyolitikler gibi), stres yönetimi teknikleri ve yaşam tarzı değişiklikleri bulunabilir. Uygun tedavi ve destekle, anksiyete bozuklukları yönetilebilir ve semptomlar azaltılabilir. Tedavi için bir uzmana başvurmak önemlidir.

Çocuklarda Anksiyete

Çocuklarda anksiyete, aşırı endişe, korku ve gerilim hissiyle karakterizedir. Bu durum, çocuğun günlük yaşamını, okul başarısını, sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Çocuklarda anksiyete bozuklukları farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve her çocuk farklı belirtiler gösterebilir. İşte yaygın olarak görülen çocukluk çağı anksiyete bozukluklarının bazı örnekleri:

  1. Genel Anksiyete Bozukluğu (GAB): Sürekli ve aşırı endişe durumu, belirli bir neden olmaksızın ortaya çıkar. Çocuklar genellikle gelecekle ilgili belirli bir tehdit olmasa bile aşırı endişe duyarlar. Bu durum, uyku problemleri, konsantrasyon güçlükleri ve fiziksel şikayetler (örneğin mide ağrısı veya baş ağrısı) ile kendini gösterebilir.

  2. Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Çocuğun ebeveynlerinden veya bakım verenlerinden ayrılmakla ilgili aşırı endişe duyması durumudur. Bu durumda çocuk, ayrı kalma korkusu, kabuslar, okula gitmeme isteği gibi belirtiler gösterebilir.

  3. Sosyal Anksiyete Bozukluğu: Sosyal kaygı bozukluğu, sosyal durumlar veya performanslarla ilgili aşırı endişe duyma durumudur. Çocuklar yeni insanlarla tanışma, grup içinde konuşma veya okulda öğretmenlerine cevap verme gibi sosyal durumlar karşısında kaygılı olabilirler.

  4. Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB): OKB, tekrarlayan düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşünceleri önlemek veya düzeltmek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterizedir. Çocuklar, belirli ritüelleri takip etme, ellerini sık sık yıkama veya nesneleri belirli bir düzen içinde yerleştirme gibi kompulsif davranışlar sergileyebilirler.

  5. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB): Çocuklar, travmatik bir olaya tanık olduktan sonra veya travmatik bir olaya maruz kaldıktan sonra tekrarlayan kabuslar, zorlanma, kaçınma ve aşırı tetikte olma gibi belirtiler yaşayabilirler.

Çocuklarda anksiyete bozuklukları genellikle genetik, biyolojik, çevresel ve psikososyal faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Tedavi seçenekleri arasında psikoterapi (örneğin, bilişsel davranış terapisi), oyun terapisi, aile terapisi ve gerektiğinde ilaç tedavisi bulunabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, çocuklarda anksiyete bozukluklarıyla başa çıkmak için önemlidir. Tedavi, çocuğun yaşına, belirtilerine ve ihtiyaçlarına uygun olarak kişiselleştirilir. Uzman bir sağlık profesyoneli, çocuğun durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını belirleyebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), kişinin yaşadığı bir travmatik olayın ardından uzun süreli ve yoğun stres reaksiyonları yaşadığı bir tür psikiyatrik bozukluktur. Travmatik olaylar, doğal felaketler, ciddi kazalar, cinsel saldırılar, savaş, şiddet, terör saldırıları veya şiddet içeren kişisel tecrübeler gibi olağandışı, ölümcül veya tehditkar durumları içerebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu, travmatik olayı yaşayan kişilerin normalde hissetmeyecekleri yoğun ve uzun süreli stres reaksiyonları geliştirdikleri bir durumdur. Bu reaksiyonlar, travmanın ardından ay veya daha fazla süre boyunca devam edebilir. Bu bozukluğun belirtileri şunları içerebilir:

  1. Zorlayıcı Hatıralar: Travmatik olayın zorlayıcı ve tekrar eden hatıraları, kabuslar veya flaş geri dönüşler şeklinde ortaya çıkar.

  2. Kaçınma ve Duyarsızlaşma: Travmatik olayı hatırlatan kişiler, yerler, etkinlikler, düşünceler ve duygulardan kaçınma eğilimi gösterme. Ayrıca, travmayla ilgili duyarsızlaşma, kendini ve başkalarını duygusal olarak hissedememe durumu da ortaya çıkabilir.

  3. Olumsuz Değişiklikler: Kişilikte olumsuz değişiklikler, pozitif duyguların azalması, düşük kendilik saygısı, gelecekle ilgili umutsuzluk ve dünyaya güvenin kaybedilmesi gibi durumlar görülebilir.

  4. Artan Uyarılma: Sürekli uyarılmışlık durumu, uykusuzluk, sinirlilik, kolayca ürkme, konsantrasyon güçlüğü, aşırı tetikte olma ve huzursuzluk gibi belirtileri içerir.

Yetişkinlerde Obsesif-Kompulsif Bozukluk

Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), aşırı ve tekrarlayan düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşünceleri gidermek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterize edilen bir zihinsel sağlık bozukluğudur. OKB, bireyin normal günlük aktivitelerini ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Obsesyonlar, kişinin sürekli olarak aklına takılan, rahatsız edici, anlamsız veya istenmeyen düşüncelerdir. Kompulsiyonlar ise bu obsesyonları hafifletmek veya ortadan kaldırmak için gerçekleştirilen tekrarlayıcı davranışlardır.

Yetişkinlerde Obsesif-Kompulsif Bozukluk belirtileri şunları içerebilir:

Obsesyonlar:

  1. Kirlenme veya Mikrop Korkusu: Sürekli olarak kirlenme korkusu yaşama, hastalıklardan veya mikroplardan kaçınma düşüncesi.
  2. Kontrol Kaybı: Korkuyla dolu ani bir şekilde kendini kaybetme veya kontrolü kaybetme obsesyonları.
  3. Mükemmeliyetçilik: Mükemmel olma veya eksiklikleri giderme takıntısı.
  4. Saldırgan Düşünceler: Başkalarına zarar verme veya kötülük yapma obsesyonları.
  5. Sürekli Endişeler: Sürekli bir şekilde belirli bir şeyin olup olmadığı konusunda endişe duyma durumları.

Kompulsiyonlar:

  1. El Yıkama: Mikrop veya kirlenme korkusuyla sürekli el yıkama.
  2. Kontrol Etme: Kapıları, ocakları, elektronik cihazları sürekli olarak kontrol etme.
  3. Sayma ve Düzenleme: Nesneleri belirli bir düzen veya sayıya göre düzenleme, sayma.
  4. Yineleme: Belirli kelimeleri, cümleleri veya davranışları sürekli olarak tekrar etme.

Obsesif-Kompulsif Bozukluk, genellikle genetik, biyolojik, çevresel ve psikososyal faktörlerin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Bu bozukluğun tedavisinde genellikle bilişsel davranış terapisi (BDT) kullanılır. BDT, obsesyonları ve kompulsiyonları yönetmeye yönelik stratejiler öğreterek bireylere yardımcı olabilir. Ayrıca, ilaç tedavisi (seçici serotonin geri alım inhibitörleri gibi) de semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.

Tedavi süreci, kişinin semptomlarına ve yaşam kalitesine uygun olarak kişiselleştirilir. Obsesif-Kompulsif Bozukluk semptomlarından muzdarip olan bireyler, bir uzmana danışarak doğru teşhis ve tedavi için yardım almalıdır. Uygun tedavi ve destekle, birçok insan OKB semptomlarıyla başa çıkabilir ve yaşam kalitesini artırabilir.

Psikolog İle Anksiyete Tedavisi

Psikologlar, anksiyete bozukluklarını değerlendirme, tanı koyma ve tedavi etme konusunda uzmanlaşmış sağlık profesyonelleridir. Psikologlar, anksiyete semptomlarına ve bireyin özel durumuna uygun terapötik tekniklerle tedavi sağlarlar.

Psikologlar, ilaç kullanmaksızın anksiyete semptomlarını hafifletmeye yönelik yöntemler sunabilirler. Bu yöntemler arasında nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri ve problem çözme stratejileri bulunabilir.

Psikologlar, bireysel terapi, grup terapisi ve aile terapisi gibi farklı terapi türlerini kullanarak anksiyete bozukluklarını yönetmeye yardımcı olabilirler. Uygun tedavi yöntemi, bireyin semptomlarına, ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre belirlenir. Tedavi sürecinde düzenli takip ve destek, bireyin anksiyete ile başa çıkmasına yardımcı olabilir. Uzman bir psikolog, bireyin durumunu değerlendirerek en uygun tedavi planını belirleyebilir.

Sizi Arayalım

    Diğer Yazılar