Çocuklarda Kekemelik

Çocuklarda Kekemelik

Konuşmak, hayatımızın önemli yetilerinden bir tanesidir. Hayatımızı dilimiz ile yönlendirir ve etkileşimlerde bulunuruz. Konuşma bozukluklarından birine sahip olan kişiler günlük konuşmalarında ses üretiminde sorun yaşarlar. En bilinen konuşma bozukluklarından bir tanesi de kekemeliktir. Kekemelik, kişinin konuşma esnasında takılması, tutukluk yaşaması, kelime tekrarı sonrası sessizlik, kelimeden kaçınma, kelime değiştirme ve aşırı ses uzamaları gibi belirtilerle kendini gösterir. Ek olarak bazı jest ve mimikler de görülmektedir.  Çoğunlukla konuşmanın tümünü etkiler, bu sebeple toplum tarafından rahatlıkla fark edilebilir. Bu noktada kekemeliğin belirtilerinden herhangi biri görüldüğü anda bir uzmana danışılmalıdır.

  • Başlangıç yaşı: Kekemelik her yaş grubunda görülmekle birlikte çoğunlukla konuşma gelişmelerinin yaşandığı 2-7 yaş arası çocukluk döneminde başlar. Devam eden süreçte yaşla birlikte belirtilerde azalmalar görülebilir, ergenlikten sonra ise tamamen bitebilir.
  • Cinsiyet: Kızlara oranla erkeklerde daha fazla görülür.
  • Nedeni: Kekemeliğin asıl nedeni tam olarak bilinmemektedir. Uzmanlara göre psikolojik, biyolojik ve çevresel faktörlerin ortaklaşa bir sonucudur. Kekemeliğin nedenleri hakkında bazı faktörler şunlardır:

Genetik faktörler: Ailesinde veya ikinci dereceden akrabalarında kekemelik geçmişi olan kişilerin kekemeliğe karşı genetik bir yatkınlığı olabiliyor.

Çevresel faktörler: Ebeveynlerin çocuk yetiştirme ve iletişim stilleri, çocukların konuşma deneyimlerine verilen tepkiler, çocuğun okulla desteklenmesi gibi bazı çevresel faktörler kekemelik riskini artırabiliyor. Bazen ise çocuklar taklit yoluyla kekemeliği öğrenebiliyor ve bir süre devam ettirebiliyorlar.

Psikolojik faktörler: Kişilerin özellikle de erken yaşlarda deneyimlediği travmalar kekemelik için bir risk faktörü olarak görülüyor. Kişinin yaşadığı sosyal kaygı, utanç ve mahcubiyet gibi duygulanımlar da kekemelik için bir risk faktörüdür. Bazı araştırmalarda kekemelik anksiyete ve depresyonla ilişkili bulunmuştur.

Unutmayalım ki tüm faktörler birbirinden etkilenir. Örneğin okulda sunum için tahtaya çıkmış kaygılı bir çocuk utanır ve kekelemeye başlar. Ardından kekelediği için üzülür ve özgüveni düşer. Görüldüğü üzere kekemelik konuşma bozukluğu olmasının yanı sıra duygusal olarak da sorunlara yol açabilir.

Çocuklarda Kekemeliğin Tedavisi

Tedavi: Kekemeliğin tedavisiyle dil ve konuşma gelişimi ile ilgili olan logopedi bölümü ilgilenir. Her çocuğun ihtiyaçları farklıdır dolayısıyla tedavisi ona özeldir. Temelinde konuşmanın akıcılığını iyileştirmek amaçlanır ve dil-konuşma terapistleri ile beraber bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirmelerde kekemeliğin şiddetine, türüne ve çocuğun durumuna bakılır. Müdahale ve çalışma programı oluşturulduktan sonra terapi seansları başlar. Ev ödevleri verilebilir ve bu süreçte ailenin çocuğa desteği çok önemlidir.

Konunun başında kekemeliğin belirtilerinin dışarıdan rahatça fark edilebildiğini belirtmiştik. Çoğunlukla okul öncesi dönemde başlayan kekemelik okula uyum sağlamaya çalışan çocuklar için zorlayıcı koşullara sebep olabilir. Farklılıkları nedeniyle dışlanma ve alay ile karşılaşabilirler. Bu durum çocuklarda aşırı olumsuz duygusal deneyimlere sebep olmakla birlikte sosyal geri çekilmeler de yaşanabilir. Örneğin çocuğunuz okula gitmek istemeyebilir, okul başarısı düşebilir, arkadaşlarından çekinebilir, okuldan bahsedince sinirlenebilir, her şeye isyan eder hale gelebilir vs… Çocuklar kekelediklerini fark ettiklerinde ve arkadaşlarının akıcı bir şekilde konuştuğunu gördüklerinde sıklıkla utanır ve konuşmaktan kaçınabilirler. Bazıları ise onlar gibi konuşabilmek için ekstra çaba sarf ederek eşitlenmeye çalışırlar. Bunun sonucunda akıcı konuşamayınca ise suçululuk duygusu oluşabilir.

Ebeveynlerin kaygı ve stres gibi olumsuz duygulanımlar yaşaması oldukça normaldir. Ancak çocuğa olabildiğince az yansıtılmalıdır. Ebeveynlerin olumlu yaklaşımı oldukça önemlidir. Her çocuğun kendine has gelişim seyri vardır. Bu gibi durumlarda aile ve öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor. Desteğe en çok ihtiyaç duydukları bu zamanda çocukların yanında olmalı ve onları desteklemeliler. Kekemeliğin ne olduğunu onun anlayacağı biçimde anlatabilir ve birlikte kekeme insanların bulunduğu sosyal ortamlara gidebilirsiniz. Süreç boyunca ebeveynler olarak çocuğunuzun konuşmasını bölmemeli, akıcılığı bozmamaya özen göstermelisiniz. Çocuğa konuşması konusunda baskı yapmamalı ve sabırla dinlemelisiniz.

Kaynakça

AVCI, A., Uğuz, Ş., & Toros, F. (2002). Çocuklarda kekemelik: karşılaştırmalı bir izleme çalışması. Klinik Psikiyatri Dergisi, 5(1), 16-21.

Doğan, M., Nemli, N., Bayram, A., Kaya, A., & Yaşar, M. (2016). Kekeme çocukların yaşam kalitesi bulguları. KBB Uygulamaları, 4(2), 64-69.

Günaydın, E. (2020). 6-12 yaş arası kekemelik tanısı almış çocukların ebeveynlerinin dil ve konuşma terapisi öncesi ve sonrasında kaygı düzeylerinin karşılaştırılması (Master’s thesis, İstanbul Medipol Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü).

İbiloğlu, A. O. (2011). Kekemelik. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 3(4), 704-727.

Perez, H. R., & Stoeckle, J. H. (2016). Stuttering: clinical and research update. Canadian family physician, 62(6), 479-484.

Tanrıöver, S., Kaya, N., Tüzün, Ü., & Aydoğmuş, K. (1992). Çocuk psikiyatrisi polikliniğine başvuran çocukların demografik özellikleri ile ilgili bir çalışma. Düşünen Adam Psikiyatri ve Nörolojik Bilimler Dergisi, 5(1-3), 13-9.