Oyun Terapisi

Oyun Terapisi

Oyuncaklar çocuklar için kelime işlevi görür. Oyun ise bu kelimeleri bir araya getirerek çocukların kendilerini ifade edebilme şeklidir. Oyun odasında her oyuncağın bir anlamı vardır ve çocuklar kendilerini ifade edebilecekleri oyuncakları seçerler. Çocuğun seçtiği oyuncakların, oynadığı oyunun ve oynama sırasının çocuğun bulunduğu bağlamda bir anlamı vardır.

Öfke, hayal kırıklığı, korku, üzüntü gibi pek çok duygu oyunlarda kendisini farklı şekillerde gösterir. Öfke bazen bir canavar olup oyun odasındaki her şeyi korkutur ya da bazen bir hacıyatmaz ile kendisini ifade etme yolu bulur. Çocuk oyun terapisinin ona sağladığı ortamda kendisini ifade eder.

Oyunun içinde tüm duygular ve deneyimler “kabul”dür. Oyun terapisti oyunun gücünü kullanarak çocuğun kendisini güvenli bir ortamda ifade etmesine olanak sağlar. Terapist aynı zamanda eşlikçidir; oyunu çocuk yönetir, terapist çocuğun istediği role girerek ona uyum sağlar. Terapist anne, çocuk, hırsız ve kurban gibi pek çok role bürünebilir.

Oyun terapisinde iyileşme oyunun ta kendisi ile sağlanır. Çocuk duygularını dışa vurur, yaşadığı üzüntü verici, travmatik ya da öfke veren olayı tekrar tekrar oynar ve böylelikle bu olay üzerinde kontrol gücüne sahip olur. Çocuk oyunda tüm bu zorlayıcı deneyimleri ifade ederken bu sırada ebeveynlere de pek çok görev düşüyor. Çocuk zorlayıcı deneyimlerini anlatırken evde zaman zaman yoğun duygulanım gösterebilir. Bu durumlarda ebeveynlerin şefkatli ve kucaklayıcı bir yerden çocuğa eşlik etmeleri onunla “birlikte” bu süreçte var olmaları terapötik sürece destek olacaktır.

Oyun terapisi ayrılık, boşanma, ölüm, travma, okul ile ilgili problemler, tuvalete geçiş sürecindeki problemler, bağlanma ile ilişkili problemler ve tırnak yeme gibi pek çok problemde sağaltım sağlar.

Oyun terapisi sürecinin uzunluğu ve sıklığı tamamıyla çocuğun kendi iyileşme sürecine bağlıdır. “İyileşme”nin sağlanmasıyla çocuk önce oyun odasına sonra terapiste veda eder ve oyun terapisi süreci tamamlanır.